Bize Ulaşın

Randevu Almak için Tıklayın

Kanser ve tıbbın tedavi edemediği diğer hastalıklar

Kanser henüz tam olarak tedavi edilemeyen hastalıklardan birisi. Aslında daha genel düşündüğümüzde günümüzde ortaya çıkan ve belirli bir yaştan sonra toplumun önemli bir kesimini etkileyen kronik hastalıkların birçoğunun tam olarak tedavi edilemediğini ve genelde semptomatik yani gündelik şikayetleri önleyici ilaçlarla hastaların tedavi edilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bunun en tipik örnekleri olarak hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp yetmezliği ve eklem hastalıkları söylenebilir.

Burada örnek olarak sıralanan hastalıkların uzun dönemde tedavisinin olmadığının ilgili hekimlerce de bilinmesine ve zaman içerisinde gelişecek komplikasyonların genelde önlenememesine rağmen, mevcut tedavi protokollerine sıkı sıkı sarılmaya devam edilmektedir. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de günümüzdeki “kanıta dayalı tıp” anlayışıdır. Bu anlayışın en önemli sonuçlarından birisi de “tanı koyucu hekimliğin” günümüzde hedef haline gelmesi ve iyi doktor veya iyi hastanenin “doğru tanı koyan” doktor veya hastane ile eş tutulmasıdır.

Dolayısı ile tıp dünyası doğru tanı koymaya odaklanmış, gittikçe daha çok uzmanlık branşı üreterek hastalıkların genetiğine kadar tüm ayrıntıları bulmayı hedeflemiştir. Bunu yaparken elde ettiği bilgileri sadece hastalıkların tanısını koymak için kullanmakla kalmamış, biyolojiyi teknoloji ile birleştirerek 45 günde 2 kg.lık piliç üretme, GDO’lu ürünler geliştirme ve insan-hayvan-bitki-mikroorganizma gibi tüm canlılarda tespit ettiği reseptörleri bloke etme, aktive etme veya gen bölgelerini kapatma gibi uygulamalarla insanlık tarihinin muhtemelen hiç görmediği bir sorumsuzlukla başta insanlar olmak üzere tüm canlıların hayatını tehdit etmeye başlamıştır.

Bir reseptör blokörü geliştirmeyi tıpta devrim gibi gösterip sonucunda ortaya çıkan yan etkileri istatistiksel bir rakam basitliğine indirmeyi maalesef hepimiz kanıksamış gibi görünüyoruz.

Bu konu oldukça sıkıntılı olduğundan ve bazı oluşumlar bu durumdan önemli kazançlar elde ettiğinden tartışmalar genelde sonuçsuz kalıyor. Bu nedenle biz konunun daha önemli olduğunu düşündüğümüz farklı bir yönüne dikkatinizi çekmek istiyoruz: “herkes sağlığını korumaya çalışmakla yükümlüdür” ve “koruyucu hekimlik herzaman tedavi edici hekimlikten daha önemlidir”.

Hastalıklara olan yaklaşımımızı biz tamamen bu iki anlayış üzerine kurmaya gayret ediyoruz. Bu konuyla ilgili bu sitede bulacağınız yazılar da bu iki kavramı size açıklama, hayatınızın bir parçası olarak size uygulanabilir çözümler sunma ve hastalıksız sağlıklı bir yaşam sürmenize katkı sağlama amacını taşımaktadır.

Alternatif tıp kavramını “siz kim oluyor da tıbba alternatif üretiyorsunuz”, tamamlayıcı tıp kavramını ise “neyimiz eksikmiş de tamamlıyorsunuz” sözleriyle bertaraf etme gayretinde olan, Dünya Sağlık Örgütü gibi belki de en saygın kuruluşların kabul edip kullandığı “geleneksel tıp” kavramını ise kabile veya köy büyücüsü mertebesine indirmeye çalışanlar hep olacaktır. Bu nedenle biz bu kavramlara girmeden sizlere koruyucu hekimlik uygulamalarının bir parçası olarak tıbbi bitkilerin kullanımını ve sağlıklı beslenmenin temel prensiplerini sunmaya çalışıyoruz.

 

Updated: July 13, 2017 — 9:41 pm
Fitoterapi Merkezi © 2017 Frontier Theme